Seçtiğim restoranın kapısından girip masaya oturduktan sonra, heyecan menüyü okurken başlar.
Bu detaylı incelemenin ardından, kendi menümü "entrée"sinden (antre yani başlangıçlar) tatlısına kadar oluşturmayı seviyorum.
Tatlı menüsünün beni cezbetmesi gerçekten çok önemli.
Muhteşem bir yemeğin sonu da mükemmel bir tatlı ile noktalanamıyorsa, ben o restorana eksi puan veririm. Tatlıya olan düşkünlüğüm çok belli oluyor mu? Haşa... demeyin ben tatlısız yaşayamayanlardanım. Bunu kabul etmekle birlikte dikkatli olmaya da çalışmıyor değilim.
İlk yazımda Istanbul'da şimdiye kadar yediğim en başarılı Tiramiu'yu yapan restorandan bahsetmek istiyorum.
4. evlilik yıldönümümüzde eşim ile birlikte aslında pek planlanmamış bir kutlama yemeğine çıkmaya karar verdik.
Değnekli halimle tam önünde araçla durabileceğimiz ve fazla zorlanmadan ulaşabileceğim bir mekan düşünürken Anadolu yakasında nerede iyi bir italyan lokantası var diye düşünmeye başladım. Bir anda Suadiye sahildeki restoranlar kompleksinde bulunan italyan lokantası "Mia Mensa" aklıma geldi.
Restoran'ın valet parking hizmeti sayesinde park yeri arama zahmetine girmeden araçtan indik ama araç ile restoran girişi arasında 100 metrelik bir yolu zıplayarak katetmenin ne denli zorlu olduğunu anlatamam.
Nefes nefese ve kurt gibi aç bir şekilde restorana girdik ve barın hemen önündeki 4 kişilik masaya oturduk.
Hafta içi olması nedeniyle rezervasyon yapmadan yer bulabildik.
Menüyü incelemeye başlayınca çok başarılı ve ağız sulandırıcı seçenekler karar vermemizi zorlaştırdı.
Tatlı menüsünün "zayıf" bulduğumu itiraf etmeliyim...
Başlangıç olarak parmesan ve rokalı bir dana Carpaccio, devamında bir mozarella-domates salatası ve ana yemek içinse risotto ve "pasta" arasında karar veremedim.
Eşim Serhat da sübye ızgara ısmarladı. İkimiz de ana yemeği antreleri yedikten sonra seçmeye karar verdik.
Sübye ızgara'yı ve dana carpaccio'yu yarı yarıya paylaştık.
Her iki antre de çok ama çok lezzetliydi.
Sübye iyi pişmiş, yumuşacık ve de nefis bir sosla servis ediliyor.
Dana Carpaccio ise taze (yani kuru olmayan) ve ideal kalınlıkta rendelenmiş parmesan, taze roka ile balzamik sirke, kara biber ve sızma zeytinyağ ile mükemmel bir ahenk yakalıyor.
Mozarella-domates salatasındaki, mozarella porsyonunun oldukça doyurucu olduğunu belirtmeliyim.
Ben salatanın ardından pes edip tatlıya geçtim.
Serhat ise garsonumuzun da tavsiyesi ile dil balığı ile devam etti.
Tatlı menüsü her ne kadar beni pek heyecanlandırmasa da, bir italyan lokantasına gittiğimde muhakkak tiramisu ısmarlarım. Soğuk yenen bu tatlının çok ender olarak başarılı yapıldığını düşündüğüm için, Mia Mensa'nın bu tatlıyı layiki ile yapıp yapmadığını merak ettim.
İyi ki de etmişim. Gelen tiramisu hem göz doldurdu, hem de enfes tadı ile beni inanılmaz mutlu etti.
Bundan böyle, eğer canım Tiramisu isterse, gideceğim adreslerden biri de Mia Mensa olacak.
Buradan bir kez daha şefe tebrikler. İtalyan mutfağının bu ünlü tatlısını sevenler veya ilk defa denemek isteyenler, doğruca Suadiye Mia Mensa'ya gitsinler. İtalya'da yapılan tatlnın "tıpkısının aynısını" yiyebilirsiniz. Benden söylemesi.
Bu arada Serhat'ın yediği dil balığı çok yerinde bir seçenek olduğunu da eklemeden edemeyeceğim. Pişirmesi biraz zor olan ve çabucak kuruyabilen dil balığının hem yumuşacık hem de enfes hafif bir sosla servis edildiğini, yanındaki patates garnitürünün bile başlı başına bir lezzet olduğunu da söylemiş olayım.
Kısacası, Anadolu yakasında eşinizle, kız arkadaşınızla, ya da bir doğum günü kutlaması için şık bir restoran arıyorsanız, Mia Mensa doğru adrestir.